Moda Olanlar Genel Merkez bankaları, savaşın etkileriyle şahin duruşa geçecek mi?

Merkez bankaları, savaşın etkileriyle şahin duruşa geçecek mi?

Küresel merkez bankaları, artan enflasyon endişeleri ve belirsizlikler nedeniyle faiz indirim beklentilerini rafa kaldırdı.

Son dönemde yaşanan savaşın, petrol ve emtia fiyatlarına, lojistiğe etkileri ve bu durumun ne kadar süreceğine dair belirsizlikler, küresel çapta merkez bankalarının tahminlerini zor durumda bıraktı. Özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) başta olmak üzere birçok merkez bankasından faiz indirimi beklentileri ortadan kalktı. Türk Lirası (TL) varlıklarına yönelik olumsuz hava, savaşın ilk haftasına göre daha da sertleşti ve yabancı yatırımcıların yoğun satışları, bankacılık endeksinde bu yılki getirileri kayba çevirdi. Devlet tahvillerinde yaşanan satışlar, gösterge tahvil faizlerini yılın zirvesine taşırken, Dolar/TL yeni zirvesini gördü.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, İran’ın Ortadoğu petrol üreticisi ülkelere yönelik saldırıları ile ikinci haftasına girdi. Türkiye ve küresel piyasalar, ilk haftadan daha karamsar bir tablo sergiliyor. Petrol fiyatlarında yaşanan ilk büyük dalga, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla başlarken, ikinci dalga ise üretici ülkelerde üretime ara verilmesi ile geldi. Brent petrol fiyatları, G7 ülkelerinin rezervleriyle piyasayı destekleyeceği haberiyle 104 dolar seviyelerine geriledi, gün içinde 100 doların altı görüldü. Ancak her durumda, başta TCMB olmak üzere petrol fiyatlarıyla ilgili öngörülerde önemli değişiklikler yaşandı.

Merkez bankalarının şahin duruşu neden artıyor?

Savaşın ne kadar süreceğine yönelik belirsizlik, küresel çapta enflasyon endişelerini artırdı ve merkez bankalarından şahin tavırlar bekleniyor. TL varlıklarda satış, önceki gün de sert bir şekilde devam ederken, Perşembe günü yapılacak Merkez Bankası Para Piyasası Kurulu toplantısında herhangi bir değişiklik yapılmaması bekleniyor. Petrol tahminleri de alt üst oldu; Matriks verilerine göre Brent petrol, dün 114.32 dolara kadar yükselerek, savaş öncesindeki 73 dolar seviyesinin 40 dolar üzerine çıktığını gösterdi. G7 ülkelerinin rezervlerini kullanarak piyasayı destekleyeceği haberinin ardından fiyatlar 104 dolara gerilese de, halen savaş öncesine göre 30 dolar daha yüksek.

Bu yükseliş, yalnızca enerji fiyatları üzerinden küresel piyasaları zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda lojistik fiyatları ve hammadde fiyatlarındaki artış da tüm tahminlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini işaret ediyor. Piyasa uzmanlarının verdiği bilgiye göre, küresel çapta hükümetlerin ve merkez bankalarının tahmini, Brent petrolün 2026 yılında 60 dolar seviyesinde oluşması yönündeydi. Türkiye’de de Orta Vadeli Programda Brent petrol fiyatı 2026 ortalaması 65 dolar, TCMB’nin enflasyon raporunda ise 60.9 dolar olarak öngörüldü.

Faiz indirim beklentileri rafa kalktı

Merkez Bankası, ayrıca emtia fiyatları genel seviyesi için kullanılan ithalat birim değer endeksinin 2026 yılında yıllık ortalama yüzde 2 artacağını tahmin etti. Ancak savaşın ne kadar süreceğine yönelik belirsizlikler, fiyatların gerilemesini engellediği gibi, petrol üreticilerine yönelik saldırılar ve hasarlar da savaş sona erse bile üretimin savaş öncesi dönemine dönmesinin zaman alacağını gösteriyor. Bu nedenle, savaş geçici olsa da petrol fiyatları üzerindeki etkisi bir süre devam edecek gibi görünüyor. Dolar/TL, yeni zirvede ve satışlar sürüyor. Petrol fiyatları ve dağılan etkisi nedeniyle hem TCMB’nin hem de majör merkez bankalarının Mart toplantılarında faiz indirim beklentileri rafa kalkmış durumda.

Savaşın başlamasından bu yana attığı adımlarla fonlama faizini yüzde 40’a yükselten TCMB, piyasa için referans faiz oranı TLREF faizini de yüzde 39,9924 seviyesine çıkardı. Savaş öncesinde ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 37, TLREF faiz oranı ise yüzde 36,8724 idi. Merkez Bankası’nın gecelik repo ihalelerine ara vermesi ve likidite çekmek için attığı adımlar, piyasayı daha da sıkılaştırdı. TL’ye destek olmak amacıyla piyasada döviz satışı yapıldığı gibi, TL uzlaşmalı döviz satım ihaleleri de gerçekleştirildi. Dün dolar/TL 44.0910 seviyesini aşarak tarihi zirvesini gördü.

Uzman görüşleri ve piyasa yansımaları

Uzmanlar, bu hafta TCMB’nin yüzde 37 olan politika faizini sabit bırakmasının beklendiğini ifade ediyor. Savaşın ne kadar süreceği ve etkilerini değerlendirmek için bir sonraki 22 Nisan Para Politikası Kurulu toplantısına kadar zaman kazanmış olacak TCMB. Eğer enflasyon üzerinde belirgin bir etki olacağına yönelik öngörü oluşursa, uzmanlar 22 Nisan toplantısında faiz artışının bile gündeme gelebileceği görüşünde. Bu durum, yalnızca TCMB için değil, küresel piyasalar için de geçerli. Fed’in eylüle kadar faiz indirmemesini, İngiltere Merkez Bankası’nın ve Avrupa Merkez Bankası’nın ise faiz artırmasını fiyatlıyor. Avrupa Merkez Bankası’nın yılsonuna kadar iki adet 25 baz puanlık artışı tamamen fiyatlamaya başladığı gözlemleniyor.

Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını ertelemesinin mümkün olmadığı, diğer merkez bankalarının ise şahin duruşa geçmesi bekleniyor. TL’de değer kaybı beklentileri arttı. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının hızla yükselmesi, bağlantılı ürün ve hizmetlerde yaşanan fiyat artışları, TCMB ile tüm merkez bankalarının 2026 yılında yeniden projeksiyon üretmesi ve uygulamasına neden olacak gibi görünüyor. Ancak TCMB’nın bir sorunu daha var; uzmanlar, enflasyon tahminlerinin bozulması ve cari açıkta olası bir yükselişin yanı sıra TL tarafında bozulan beklentilerin Merkez Bankası’nı sıkıştıracağına işaret ediyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *