Son dönemde moda dünyasında dikkat çeken bir akım, Regencycore olarak adlandırılan stil. Bu tarz, 19. yüzyılın estetik unsurlarını günümüze taşıyarak, geçmişin zarafetini modern bir yorumla yeniden sunuyor. İlk bakışta tarihsel bir kostüm gibi görünen bu stil, aslında markaların yeni koleksiyonlarına entegre edilmiş modern bir estetik anlayışını yansıtıyor.
Regencycore stilinin belirgin unsurları arasında göğüs altından açılan elbiseler, hacimli etekler, korseler, kabarık kollar, dantel dokular ve inciler yer alıyor. Özellikle Türkiye'de büyük bir izleyici kitlesine ulaşan 'Bridgerton' dizisi, bu estetiği romantik ve pastel tonlarla popüler hale getirdi. Ancak, 2026 yılı itibarıyla bu stilin yorumu, daha az romantik ve daha karanlık bir hale dönüşmüş durumda.
Regencycore'un Modern Yüzü Nasıldır?
Günümüzde Regencycore, klasik balo salonlarından uzaklaşarak daha gündelik ve uygulanabilir bir stil dili sunuyor. 2026 koleksiyonlarında sıkça görülen hacimli ve dramatik kollar, eteklerde bilinçli bir denge ile tamamlanıyor. Bu denge, bazen sade formlarla, bazen de devasa eteklerle sağlanıyor. Silüetler, korselerle belirginleştirildiği gibi, tamamen serbest bırakılarak da sunulabiliyor.
Renk paletinde ise belirgin bir değişim gözlemleniyor; romantik pastel tonlar yerine siyah, lacivert ve gri gibi karanlık renkler tercih ediliyor. Danteller, kabarık etekler, vatkalı kollar ve korseler, bu stilin 2026'daki ana unsurlarını oluşturuyor. Ayrıca, Mary Jane babetler, örgü saç aksesuarları ve uzun dantel eldivenler gibi tamamlayıcı unsurlar da dikkat çekiyor.
Regencycore'un Kırmızı Halıdaki Yansımaları Neler?
Regencycore estetiği, kırmızı halıda da kendini güçlü bir şekilde gösteriyor. Özellikle 'Uğultulu Tepeler' prömiyerinde Margot Robbie'nin giydiği Dilara Fındıkoğlu imzalı tasarım, bu dönüşümün önemli bir örneği olarak öne çıkıyor. Bu tasarım, romantik süslemelerden uzaklaşarak daha karanlık ve gergin bir estetik anlayışını benimsiyor. Korsenin bedeni saran yapısı ve transparan yüzeyler, güçlü ama rahatsız etmeyen bir sertlik hissi yaratıyor.
Elbisenin üzerine yayılan halatı andıran yeşil örgü detayları ise oldukça dikkat çekici. Margot Robbie’nin bu görünümü, onun bilinen 'Barbie güzelliğine' karanlık bir boyut ekleyerek daha güçlü bir duruş sergilemesini sağlıyor. Bu tarz, her kesimden insanın beğenisine hitap edebilecek bir estetik anlayışına sahip.
Dubai Moda Haftası: Geleceğin Moda Merkezi Mi?
Sonbahar/Kış 2026-27 koleksiyonlarının sergilendiği Dubai Moda Haftası, bu yıl ilk kez davet edildiğim bir organizasyon oldu. 10 yıldır düzenlenen bu etkinlik, genç bir isim olan Jacob Abrian tarafından yönetiliyor. Dubai, sadece parlayan bir destinasyon olarak değil, aynı zamanda modanın geleceğinde söz sahibi olabilecek ciddi bir merkez olarak değerlendiriliyor.
Dubai’nin kozmopolit yapısı, moda haftası atmosferine de yansımış durumda. İzlediğimiz koleksiyonlar, Dubaili kadınların maksimalist stilini kucaklayarak daha modern bir hale taşıyor. Lorenzo Serafini’nin kreatif direktörlüğünü üstlendiği markalar, Dubai’nin lüks algısını ve açık fikirli moda tüketimini gözler önüne seriyor. Bu durum, şehri sadece bir defile lokasyonu değil, aynı zamanda gerçek bir pazar haline getiriyor.