Dünyaca ünlü model Bella Hadid, Milano Moda Haftası'nda gerçekleşen Dolce & Gabbana defilesinde yalnızca beyaz modellerin yer almasına yönelik sert bir eleştiride bulundu. Hadid, markayı "ırkçılık, cinsiyetçilik, bağnazlık ve yabancı düşmanlığı" ile suçlayarak bu durumun uzun yıllardır devam ettiğini belirtti. Bu açıklaması, moda dünyasında ırk ve çeşitliliğin önemine dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Eleştirilerin Ardındaki Gözlemler
Hadid, moda yorumcusu ve sosyal medya fenomeni Lyas'ın paylaşımına yanıt vererek, defilede hiç Asyalı, siyah veya Arap modelin yer almadığını vurguladı. Lyas, Dolce & Gabbana'nın tanıtım videosundaki "her erkeğin tekil kimliği" vurgusunu eleştirdi ve bu durumun markanın çeşitlilik konusundaki duyarsızlığını gözler önüne serdiğini ifade etti. Hadid, bu paylaşıma yaptığı yorumda, "Bu markanın hâlâ destek görmesine şaşırıyorum, utanç verici. Modeller, stilistler, seçmeler..." diyerek durumu sert bir dille eleştirdi.
Markanın Tartışmalı Geçmişi
Bella Hadid, Dolce & Gabbana'nın daha önceki defilelerinde yer almadığını belirtirken, markanın geçmişteki tartışmalı uygulamalarına da dikkat çekti. Model, "Yıllardır ırkçılık, cinsiyetçilik, bağnazlık ve yabancı düşmanlığı yapıyorlar... Hâlâ nasıl şaşırıyoruz?" diyerek, moda endüstrisinin bu tür sorunlarla yüzleşme konusundaki yetersizliğini sorguladı. Hadid’in bu açıklamaları, ırk ve cinsiyet temsili konusundaki duyarlılığın artması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Moda Dünyasında Çeşitlilik Arayışı
Hadid’in bu eleştirisi, moda dünyasında çeşitlilik ve kapsayıcılık konularını yeniden alevlendirdi. Özellikle Kylie Jenner gibi bazı ünlü isimlerin daha önce Dolce & Gabbana ile işbirliği yapmış olması, moda endüstrisinde bu tür sorunların nasıl göz ardı edilebildiğini gösteriyor. Jenner, 2023 yılında markanın elçisi olarak seçilmişti. Bu durum, moda markalarının çeşitliliği teşvik etme konusundaki sorumluluklarını bir kez daha sorgulatıyor.
Bella Hadid'in eleştirileri, moda endüstrisinde ırk ve cinsiyet eşitliği sağlama çabalarının önemini vurgularken, bu tür tartışmaların devam etmesi gerektiğini de ortaya koyuyor.